Kitaptan Atıf Nasıl Yapılır? Bir İzmirli Gençten Esprili Bir Bakış
Evet, doğru okudunuz. Kitaptan atıf yapmanın doğru yolu hakkında yazmak, biraz “kitap gibi” gelebilir. Ama gelin bunu bir de benim gözümle, yani İzmirli bir genç olarak, hem mizahi hem de yaratıcı bir şekilde ele alalım. Hem işin komik taraflarını yakalayalım, hem de kafanızı karıştırmadan biraz “ağır” bir konuya dalalım. Sonuçta, “kitaptan atıf nasıl yapılır?” sorusu gerçekten ciddiyetle ele alınması gereken bir mesele. Ama hepimiz biliyoruz ki; biraz eğlenmek de şart.
Böyle bir yazı yazmaya başladığımda, birden aklıma şu sahne geliyor: Bir arkadaş grubuyla buluşmuşuz, herkes kendi konusu üzerine sohbet ediyor. Ben de kitaplardan atıf yapmayı seven biriyim. Duygusal bir an yaşayıp bir kitaptan alıntı yapmam an meselesi. “Bazen insan içindeki boşluğu fark eder ama sadece iyi bir kitap onu doldurabilir,” dedim, hemen de gözler çevrede. Hem ne kadar derinim, değil mi? Bu esnada herkesin gözlerinde gördüğüm şaşkınlık ve biraz da “Bu herif ne diyor?” bakışları, çok tanıdık. Kitaptan atıf yaparken bazen bu olur işte, biraz fazla derin olur ve garip bakışlarla karşılaşırsınız. Ama sorun değil, çünkü doğru atıf yapmanın yolu, biraz da cesaret istiyor!
Kitaptan Atıf Yapmanın Temel Kuralları
Şimdi, esas meseleye gelelim. Kitaptan atıf nasıl yapılır? Öncelikle, hiçbir kitapçıda ya da kütüphanede, “Kitaptan atıf yapma sanatı” kitabını göremezsiniz. Eğer öyle bir kitap olsa, sanırım ilk ben alırım ve hala ne demek istediğini çözmeye çalışırım. Ama merak etmeyin, bu işin temel kurallarını işinize yarayacak şekilde basitleştireceğim.
Kitap Adı ve Yazarın İsmine Dikkat Edin
Diyelim ki bir kitap alıntısı yapıyorsunuz. Burada ilk dikkat edilmesi gereken şey, doğru kitap adı ve yazar ismini yazmaktır. Klasik bir hata, atıf yaparken kitabın adını veya yazarını karıştırmaktır. Gerçekten… bunu yapmaktan korkun. Geçenlerde bir arkadaşım bana bir alıntı yaparak dedi ki, “Bu Nietzsche’nin bir lafı: ‘Tanrı öldü.'”
Ben de hemen karşılık verdim: “Hayır, o laf Friedrich Nietzsche’ye ait, ama Nietzsche o kadar da açık sözlü bir adam değildi. Tanrı’yı öldürmekle ilgili bir felsefi şey demişti ama direkt böyle demedi.”
Ve işte o anda, arkadaşımın gözleri kocaman oldu. “Birader, biz İzmir’de yaşıyoruz, ne yapıyorsun?” dedi. Evet, biraz fazla ciddiye almıştım, ama işte kitaptan atıf yaparken, doğru alıntı çok önemli!
Atıf Yaparken Parantez Kullanmak
Bir diğer önemli nokta, parantez kullanımı. Kitaptan atıf yaparken, yazarın ismi ve eser adı gibi bilgileri doğru şekilde yerleştirmek gerekir. Tabii bu her zaman sıkıcıdır ve kitap okurken sürekli “Ah, bu cümle çok iyi! Şimdi hemen kaynakça mı yazsam?” diye düşünmek insana zor gelir. Ama merak etmeyin, size parantez kullanmanın püf noktalarını vereceğim.
Örneğin: “Küçük şeylerin insanı nasıl büyüleyebileceğini insan bazen fark edemez” (İhsan Oktay Anar, Puslu Kıtalar Atlası, 1995).
Burada önemli olan şey, alıntı yaparken hem kitabın adı hem de yazarın isminin doğru bir şekilde belirtilmesidir. Bu basit bir işlem gibi görünebilir, ama işte bazen bunu unutmak… Ah, bu da başıma geldi. Geçenlerde bir makalemde İhsan Oktay Anar’ı Ahmet Ümit’e benzetip tam bir felakete dönüştürdüm. Hani öyle bir şey ki, bir arkadaşımın “Çok yaratıcı bir alıntı yapmışsın” dediğinde, o an fark ettim: Yazarlar ve kitaplar karışmış!
Kısa Alıntı ve Uzun Alıntı
Kitaplardan yapılan alıntılar kısa ya da uzun olabilir. Kısa alıntılar genelde parantez içinde, birkaç kelimeyle ifade edilir. Uzun alıntılar ise blok alıntı şeklinde, paragraf halinde yazılır.
Örneğin kısa bir alıntı şu şekilde olabilir: “Hayat bir kitaba benzer; her sayfası bir macera…” (Safiye Erol, Bir Günlük Dünya, 2012).
Uzun alıntılar ise şu şekilde yapılır:
> “Bazen insanlar o kadar hızlı yaşar ki, hayatın en güzel anlarını kaçırır. Oysa, durup bir anlığına nefes almak, dünyayı sadece gözlerinizle değil, ruhunuzla görmek gerekir.”
> (Mehmet Rauf, Efsus’a Yolculuk, 2010)
Burada uzun alıntı kullanmanın biraz cesaret gerektirdiğini söylemeliyim. Çünkü bazen insan, bir kitap alıntısı yaparken “Ne yapıyorum ben ya?” diye kendisini sorgulayabilir. Özellikle de en sevdiğiniz romanı alıntıladığınızda, içinizde bir “Bu cümleyi herkes anlamalı, çok derin bir şey söyledim!” hissi oluşur. Ama emin olun, çok derin gözüken şeyler bazen sadece bir arkadaşınız tarafından gülerek geçilebilir.
Kitaplardan Alıntı Yaparken Hangi Durumlar Karşımıza Çıkar?
Şimdi kitaptan atıf yapmanın gündelik hayatta karşılaştığınız bazı durumlarla nasıl ilişkilendiğine bakalım. Herkesin de zaman zaman karşılaştığı bu komik halleri göz önünde bulunduralım.
“Aman Tanrım, Bu Ne Anlamlı Bir Cümle!”
Bir arkadaş grubunda otururken, “Şimdi şu kitaptan alıntı yapayım, herkes derin derin düşünsün” diye bir niyetle başlıyorsunuz. Öyle bir cümle seçiyorsunuz ki; içinde felsefi bir derinlik var, kesinlikle! Karşınızdakiler biraz susuyor, gözleri bir o kadar büyüyor. Sonra bir anlık sessizliğin ardından, “Bence şu diziyi izlemelisin, çok güzel!” diye biri lafı çalıyor. İç sesim: “Hayır, derinliğimi herkes anlasın!”
Alıntıyı Unutmak
Kitaplardan alıntı yaparken bazen sıkıntılı bir durumla karşılaşabilirsiniz: Alıntıyı tam olarak hatırlamamak. Cümleyi biliyorsunuz ama tam olarak nasıl bittiğini hatırlamıyorsunuz. İşte bu durumda “Kitapçıda da var, gidip bakarım sonra” diyerek ortamı kurtarırsınız. Tabii bir arkadaşınızın hemen “Ama senin başında o kadar kitap var, sen mi bakacaksın?” demesi ise oldukça can sıkıcıdır.
Sonuç Olarak Kitaptan Atıf Nasıl Yapılır?
Kitaptan atıf yapmanın yolu, bir nebze ciddi olmak ama aynı zamanda insanları sıkmamaktır. Biraz özgünlük, biraz dikkat, ve tabii ki mizah katmak bu işin anahtarlarıdır. Kitaplardan atıf yaparken hem doğru bilgi vermek hem de bunu doğru şekilde ifade etmek gerekir. Ama unutmayın, bazen derin cümleler yerine, sadece samimi bir alıntı yapmak da oldukça etkileyici olabilir. Çünkü sonuçta, kitaplardan aldığınız alıntılar, sadece başka insanların düşüncelerini yansıtmaz; aynı zamanda kendi düşüncelerinizi de daha etkili bir şekilde paylaşmanın yoludur.
Peki, bir dahaki sefere bir kitap alıntısı yaparken, kendinizi biraz da olsun mizahi bir şekilde düşünün, çünkü bazen en derin mesajlar, en sıradan anlarda kendini gösterir.