Eski Binaya Asansör Yapımına Herkes Katılmak Zorunlu mu?
İstanbul’da eski bir apartmanda yaşıyorsan ya da en azından böyle bir binaya bir kez bile girdiysen, o dar merdiven boşluğunun ne demek olduğunu bilirsin. Hele beşinci kata çıkarken nefesin kesiliyorsa, “keşke burada bir asansör olsa” düşüncesi insanın aklından hiç çıkmaz. Ama iş ciddiye binip gerçekten “asansör yapılacak” denildiğinde, bu sefer romantik düşünceler yerini tartışmalara bırakır: Eski binaya asansör yapımına herkes katılmak zorunlu mu?
Bu soru aslında sadece teknik ya da hukuki bir mesele değil. Aynı zamanda apartman yaşamının en klasik çatışmalarından biri. Para, ihtiyaç, yaş, kullanım hakkı, hatta bazen komşuluk ilişkileri… Hepsi bu konunun içinde birbirine giriyor. Ben de İstanbul’da eski sayılabilecek bir apartmanda yaşadığım için bu tartışmalara birkaç kez şahit oldum. Hatta bir keresinde toplantıdan sonra eve çıkarken merdivenlerde “biz bu asansörü kim için yapıyoruz ki?” diye içimden söylenmiştim.
Eski Binalarda Asansör İhtiyacı Nereden Doğuyor?
Önce şu soruyla başlamak gerekiyor: Neden eski binalarda asansör ihtiyacı bu kadar büyüyor? Çünkü şehir değişiyor, insanlar değişiyor, ihtiyaçlar değişiyor. 1980’lerde 3-4 katlı bir binada asansör “lüks” sayılırken, bugün aynı bina yaşlı bir insan için ciddi bir engel haline gelebiliyor.
Benim oturduğum apartmanda örneğin 70 yaşını geçmiş iki komşumuz var. Onları her gördüğümde merdiven çıkarken yavaşladıklarını fark ediyorum. Bazen ellerinde poşetler, bazen bastonla… İşte tam o an insan düşünüyor: “Bu bina neden hâlâ asansörsüz?”
Fakat iş sadece ihtiyaç kısmıyla bitmiyor. Çünkü bir de maliyet var. Ve o maliyet konuşulmaya başlandığında ortam bir anda değişiyor.
Hukuki Çerçeve: Herkes Katılmak Zorunda mı?
Gelelim en kritik soruya: Eski binaya asansör yapımına herkes katılmak zorunlu mu?
Türkiye’de apartman yaşamını düzenleyen Kat Mülkiyeti Kanunu bu konuda temel referans noktasıdır. Genel mantık şudur: Ortak alanlara yapılan kalıcı ve yapısal değişiklikler için kat maliklerinin belli bir çoğunluğunun onayı gerekir. Asansör de bu kapsamda değerlendirilir.
Yani tek bir kişinin “ben istemiyorum” demesi genelde süreci durdurmaz. Ama iş burada bitmiyor. Çünkü asıl tartışma şu noktada başlıyor: Masrafları kim ödeyecek?
Çoğu durumda, eğer asansör apartman kararıyla yapılıyorsa ve bu karar yasal çoğunlukla alınıyorsa, kat maliklerinin tamamı bu giderlere katılmak zorunda olabilir. Ancak burada bazı önemli istisnalar ve uygulamada farklı yorumlar da var. Özellikle kullanım durumu, binanın fiziksel yapısı ve yerel mahkeme kararları bu süreci etkileyebiliyor.
Bir başka deyişle, “ben kullanmıyorum o yüzden para vermem” yaklaşımı çoğu zaman hukuken geçerli olmuyor. Ama pratikte insanlar yine de bunu çok sık dile getiriyor. Bizim apartmanda da bu tartışma bir akşam toplantısında neredeyse kavga boyutuna gelmişti.
Kat Maliklerinin Bakış Açısı: Neden Bu Kadar Tartışılıyor?
Asansör kararı aslında bir apartmanın mikro ölçekte bir toplum olduğunu çok net gösteriyor. Herkesin bakış açısı farklı.
Alt kat oturanlar
Alt katta oturanlar genelde şöyle düşünüyor: “Ben zaten merdiven çıkmıyorum, neden para vereyim?” Bu bakış açısı insani olarak anlaşılır. Çünkü kullanım oranı düşük.
Bir komşum bunu çok net söylemişti: “Ben birinci kattayım, asansör bana değil üst katlara lazım.” O an salonda kısa bir sessizlik olmuştu. Çünkü herkes aslında kendi açısından haklıydı.
Üst kat oturanlar
Üst katlarda yaşayanlar için ise durum tamamen farklı. Her gün 4-5 kat çıkmak özellikle yaş ilerledikçe ciddi bir yük oluyor. Ben bile bazen market poşetleriyle eve çıkarken “bu bina neden böyle yapılmış” diye düşünüyorum.
Onlar için asansör bir lüks değil, doğrudan yaşam kalitesi meselesi.
Yaşlılar ve çocuklu aileler
En hassas grup genelde yaşlılar ve küçük çocuklu aileler oluyor. Bebek arabası taşıyan bir annenin merdivenlerde yaşadığı zorluğu düşünmek bile yeterli. Ya da dizleri ağrıyan bir yaşlının her gün bu merdivenleri çıkmak zorunda kalması…
Karar Süreci Nasıl İşler?
Bir apartmanda asansör yapılması için genelde kat malikleri kurulu toplanır. Burada proje konuşulur, maliyet hesaplanır ve oy çokluğu aranır.
Fakat en ilginç kısım şu: İnsanlar çoğu zaman maliyetten önce psikolojik olarak karar veriyor. “Ben istemiyorum” cümlesi çoğu tartışmanın başlangıcı oluyor.
Toplantılarda şunu çok net gördüm: Konu sadece para değil, aynı zamanda “eşitlik” algısı. Herkes adil bir paylaşım istiyor ama “adil” tanımı kişiden kişiye değişiyor.
Asansör Yapım Maliyeti ve Paylaşım Meselesi
Eski bir binaya sonradan asansör yapmak ucuz bir iş değil. Şaft açılması, mühendislik hesapları, inşaat işleri derken ciddi bir bütçe ortaya çıkıyor.
İşte burada tekrar aynı soru ortaya çıkıyor: Eski binaya asansör yapımına herkes katılmak zorunlu mu?
Genelde uygulamada, karar yasal çoğunlukla alındıysa masraflar da tüm kat maliklerine dağıtılır. Ancak bazı durumlarda, özellikle alt katlarda oturanlar kullanım avantajı olmadığı gerekçesiyle itiraz eder. Bu itirazlar bazen mahkemeye kadar gidebilir.
Benim gözlemim şu: İnsanlar paradan çok “neden ben ödüyorum?” sorusuna takılıyor. Çünkü mesele ekonomik olmaktan çok psikolojik bir hale geliyor.
Günlük Hayattan Bir Örnek
Geçen yıl bizim apartmanda asansör konusu tekrar gündeme geldi. Toplantı akşamı herkes merdiven boşluğunda toplandı. Elektrik zayıf, ışık titriyor… tam eski bina atmosferi.
Bir komşu dedi ki: “Ben 3. kattayım, idare ediyorum ama annem 70 yaşında, her geldiğinde zorlanıyor.”
Başka biri hemen cevap verdi: “Ama ben emekliyim, bu masrafı nasıl karşılayacağım?”
O an fark ettim ki herkes kendi hayatını anlatıyor ama kimse ortak çözümün nasıl olacağını konuşmuyor. Ben de içimden “biz aslında aynı binada değil miyiz?” diye düşündüm.
Gelecekte Ne Olacak?
Şehirler yaşlanıyor, binalar da öyle. İstanbul gibi bir yerde eski apartmanların sayısı çok fazla. Bu yüzden asansör tartışmaları daha da artacak gibi görünüyor.
Belki ileride devlet destekleri artar, belki ortak fonlar oluşur. Ama şu an için her bina kendi içinde çözüm üretmek zorunda.
Bir yandan da şunu düşünüyorum: Belki de bu tartışmalar bizi daha iyi komşular yapıyordur. Çünkü aynı masa etrafında oturup konuşmak, bazen apartmanın kendisinden daha önemli.
Son Düşünceler
Eski binaya asansör yapımına herkes katılmak zorunlu mu sorusu tek bir cevabı olan bir soru değil. Hukuki yönü var, ekonomik yönü var, insani yönü var. Ama en önemlisi, birlikte yaşama kültürünü test eden bir konu.
Her apartman kendi dinamiğini oluşturuyor. Kimi yerde hızlı karar alınıyor, kimi yerde yıllarca sürüyor. Ama sonunda herkes aynı gerçeğe geliyor: Merdivenler değişmiyor ama insanlar değişiyor.